Konferans: Dr. Haydar ÇAGLAGAN - Bir İnsanlık Dramı:Madde Bağımlılığı

 / KONFERANSLAR

   BİR  İNSANLIK  DRAMI:  MADDE BAĞIMLILIĞI
‘İnsani Değerler ve Demokrasi, konulu sohbetlerin 2018-2019 dönemi ilk konuşmacısı Dr. Haydar Çağlayan oldu. Sohbetin açılışı Demokraside Birlik vakfı ve İnsani Değerler Deneği Genel Başkanı Mehmet Bozdemir tarafından yapıldı.
Bozdemir kısaca yaptığı konuşmada; bir sivil toplum kuruluşu olarak hafta sonlarında gerçekleştirilen konferanslara önem verdiklerini ve izleyici ile yüz yüze kurulan temasın önemine değindi. Her insanın yaşamda farklı bir sinerji yaydığını belirten Bozdemir, madde bağımlılığı konusunda gelen katılımcılara bilgi verecek olan Dr. Haydar Çağlayan’ın özgeçmişini anlatarak izleyicilere hoş geldiniz dedikten sonra hatibe ve konuklara  teşekkür etti.
Kayseri ile Develi ilçesinde 1949 yılında doğan Sayın Dr. Haydar Çağlayan’ın katılımcılara ‘Madde Bağımlılığı, konusunda yaptığı konuşmanın aşağıda özetini okuyacaksınız:
‘ Bağımlılık, sosyal, biyolojik ve psikolojik bir hastalıktır. Bağımlı olan kişinin bedensel ve ruhsal yapısını etkiler. Bağımlı olmak her yönüyle ciddi bir toplumsal yaradır. Kişi kullandığı madde veya müptela olduğu alışkanlıklardan vazgeçemiyor ve bu alışkanlığı ısrarla sürdürüyorsa artık o alışkanlığın bağımlısı olmuştur.
İnsanı yaşamda bağımlı kılan değişik türde maddeler bulunuyor. Bunları; tütün ve türevleri, alkol, uyuşturucu (afyon ve türevleri bu gruba giriyor), bonzai ve türevleri, enerji içecekleri, tedavi amaçlı kullanılan ilaçlar, sanayileşme ile hayatımıza giren solvent ve uçucu maddeler, eğitimde öğrencilerin kullandığı malzemeler ( kokulu kalem, silgi, kağıt ve benzerleri) şeklinde sıralamak mümkün.
Ayrıca insanlar üzerinde bağımlılığa yol açan alışveriş hastalığı, internet ve televizyon, kumar, spor toto, altılı ganyan gibi oyunlarda zaman sürecinde insanı esir alabiliyor. Şimdi bu bağımlılık türlerine kısaca değinelim:
1. TÜTÜN ALIŞKANLIĞI
   Tütünün içinde olan nikotin beynimizdeki reseptörleri tutuyor ve geçecek zaman içinde vücut bu maddeye ihtiyaç duyar hale geliyor. Tütün ürünleri bağımlılığı, psikolojik bağımlılık türüne giriyor. Tütün, içen kadar içmeyen insanları da etkiliyor. Alkol ise sadece içeni etkiler. Bu tür bağımlılığa karşı birey ve aile olarak örnek davranışlar sergilemek durumundayız.
Ülkemizde sigaraya başlama yaşı maalesef 9-11 yaş aralığına kadar inmiş durumda. Bayanlarda sigara kullanma alışkanlığı erkeklere göre daha ileri bir düzeyde. Şimdilerde nargile ve tönbeki kullanma alışkanlığı çıktı.. Bu türe giren alışkanlıklar ülkemizi dünya genelinde ilk 10’nun içine soktu.
2. ALKOL
     Alkol bağımlılığı, tüm dünyada hastalığa yol açan bir bağımlılık türüdür. Alkol türüne giren içecekler arasında, bira, şarap, rakı, viski ve benzeri içecekler var. Bu içeceklerden birini alışkanlık hale getiren insanlarda emilim sonucu önce karaciğer sonra beyin de tahribat sonucu sarhoşluk oluyor. Ülkemizde alkol kullanımı katlanarak artış gösteriyor.
     Toplumda biraya bakış açısı ile rakıya bakış açısı farklılık gösteriyor. Biraya daha hoşgörülü bir yaklaşım sergileniyor. Halbuki, bira kullanımı alkollü içeceklere bulaşmada bir başlangıç oluşturuyor. Bu bağımlılığa başlama yaşı da 9-11 yaş aralığına kadar inmiş durumda. Biranın alkolsüz içimi hiçbir şeyi değiştirmiyor. Aksine bu bağımlılığın bir kandırmaca olduğunu fark etmek gerekiyor.
3. UYUŞTURUCU  MADDELER
    Afyon ve morfin haşhaş bitkisinden üretiliyor. Eroin, dünya genelinde en çok kullanılan uyuşturucu maddesi.  Esrar ise farklı şekillerde kullanılıyor. Kokain, koka bitkisinden elde ediliyor. Esrar ve benzeri ürünler laboratuvar ortamında da elde edilebiliyor. İnsanı bağımlılığa götüren bu maddeler, insan sağlığı üzerinde büyük tahribatlara yol açıyor.
4.BONSAİ
Bonsai, küçük bir süs ağacından üretiliyor. Bonsai’de uyuşturuculuğa yol açan malzemenin doz ayarlaması yok. Ulaşılabilir, ucuz ancak ciddi rahatsızlıklara neden oluyor. Topluma bitkisel üründür, doğal maddedir diye yanıltılarak tanıtılan paketlerin içinde, maalesef birçok yapay uyuşturucu, zehirli maddeler bulunmaktadır.
5.ENERJİ  İÇECEKLERİ
Gençler sıklıkla uykularının kaçması ve daha uzun süre uyanık kalmak amacı ile bu tür maddelere başvurmaktadırlar. Efedrinin cafein ve aspirinle kullanıldığı zaman etkisi katlanarak artmaktadır. Bağımlılar bu nedenle dikkatli davranmak zorundadır. Aşırı içilen enerji içecekleri uyku bozukluğu, sinirlilik, endişe ve huzursuzluğa sebep olmaktadır.
Ders çalışırken uyanık kalmak, spor yaparken yorulmamak, performansı arttırmak, saatlerce eğlenmek amacı ile alınan enerji içecekleri uzun dönemde daha çok zararlı olmaktadır.
         Tedavi amaçlı kullanılan ilaçlar konusunda da dikkatli olmak gerekir. Bu ilaçlar alışkanlığa yol açacak biçimde kullanılmamalı, bu konuda doktor tavsiyesine uyulmalıdır. KPSS  ve Tıpta Uzmanlık gibi sınavlarda uyanık kalma amacıyla alınan ve fazla dozda kullanılan ilaçlar bağımlılığa yol açarak zamanla insan üzerinde tahrip edici olumsuz etkilere neden olmaktadır.
Uyuşturucu ve alışkanlık yapan alışkanlıklar konusunda uyanık olmalı, örnek davranışlar sergilemeli ve ailede sağlıklı iletişime önem vermeliyiz.,
Konuşmasını tamamlayan Dr. Haydar Çağlayan, 10 dakikalık aranın ardından katılımcıların sorularına cevap verdi. Sohbet saat 16: 30 da sona erdi.
İNSANİ DEĞERLER DERNEĞİ, 15.12.2018, ANKARA









































 Okunma Sayısı : 260         17 Aralık 2018

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 872479

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.