Konferans:Feyzullah BUDAK - ”Atatürk Gücünü Nereden Alıyordu?”

 / KONFERANSLAR

 ATATÜRK  GÜCÜNÜ NEREDEN ALIYORDU ?

Araştırmacı Yazar Feyzullah Budak

İnsani Değerler ve Demokrasi, adıyla hafta sonu yapılan sohbetlerin bu haftaki konuğu Sivas 1951 doğumlu, araştırmacı yazar Feyzullah Budak idi.

Sohbetin açılışını yapan İDD ve Demokraside Birlik Vakfı Başkanı Sayın Mehmet Bozdemir, konuklara hoş geldin dedikten sonra bu mekanda 200 e yakın konferans verildiğini ifade etti. Gelen konuklara ‘ATATÜRK Gücünü Nerden Alıyordu ?, başlıklı konferansı verecek olan Feyzullah Budak’ın özgeçmişi hakkında kısa bilgi verdi.

Konuşmasına bir iddiayı gündeme taşıyarak başlayan Sayın Budak, ifadesinde ‘İnsanlık tarihi gösteriyor ki Mustafa Kemal gibi yaşadığı topluma büyük katkıda bulunmuş olan çok değerli bir şahsiyet yine aynı toplum tarafından yanlış tanınmış olsun! Diyerek giriş yaptı.

Aşağıda Sayın Budak’ın aynı zamanda yazarı olduğu kitabının da adı olan ‘Atatürk Gücünü Nerden Alıyordu?, başlıklı konferansının özetini okuyacaksınız:

‘’ Burada önemli olan, ATATÜRK ün yanında veya karşısında olanlar  da ATA yı tam anlamadılar. ATA’ nın ortaya koyduğu mucize tam anlaşılmadı! Bir yanlışı düzeltmek ve Ata yı doğru anlamak gerek, bunun içinde 100 yıl öncesine giderek o dönemdeki ruhu yaşamak gerek!

Anadolu’da yaşamış tarihte büyük başarılar kazanmış bir devlet var. Ancak bu devlet 200 yıldır bir başarı kazanamamış… Gerilemeye ve kaybetmeye alışmışız. Ezik, özgüvenini yitirmiş bir toplum olmuşuz. Kafalara Avrupa’nın her şeye muktedir olduğu düşüncesi yerleşmiş…

O dönemde önemli bir şahsiyet var. İsmi sonra Çankaya’da bir sokağa verilmiş olan Abdullah Cevdet. Kendisi ‘İÇTİHAT, isimli bir derginin de sahibi idi. A. Cevdet Çanakkale savaşı için şöyle yazar:

‘ Medeniyet kapımıza kadar geldi, biz onu geri teptik., Geri kalmışlık konusunda ise bir yazısında ‘ Amerika’dan ve Avrupa’dan damızlık erkekler getirip ırkımızı ıslah etmemiz gereklidir! Diyordu.

‘ATATÜRK’ÜN KEHANETLERİ, isimli kitabın yazarı ise ATA nın sahip olduğu bilime ve engin sezgisine dayanan gücünü yanlış yorumlayarak; sahip olduğu bu gücü yanlış yorumluyor. ATATÜRK ün önceden takip edip sezinlediği 2. Dünya Savaşının çıkacağını öngören ve General Mac Arthur’a açıkladığı düşüncesini kehanete dayandırıyordu.

Halbuki aynı ATATÜRK  daha o yıllarda Sovyet Rusya’nın yayılmacı politikasının bir sonucu olarak sonraki bir dönemde Afganistan’ın Sovyet işgaline uğrayacağını da ifade ediyor. Atatürk’ün bunu ifade ettiği tarih 1932. Afganistan’da radikal İslam’ın güçleneceğini 69 yıl önce sezinliyor.

ATATÜRK, sonra tüm dünyayı şaşırtan ve esir milletlere özgürlük fikri aşılayan başarısıyla tüm yenilikleri nasıl başardı?

Bunu 2001 yılında öğrenme fırsatı bulduk. ANITKABİR de görevli Recep Cengiz, ATATÜRK ün okuduğu kitapları inceledi. 4 bine yakın kitabı topladı. 2 ayrı 20 kişilik bir ilim adamı  grup oluşturarak okuduğu kitapları gözden geçirdi.

24 cilt 12 bin sayfayı 2 yıl süreyle incelenip, çarpıcı örnekler çıkarıldı. ATATÜRK uzun notlar yazmıyor, okuduğu eserlerin altına not ve tek işaret koyuyor. ATA ibadet eder gibi kitap okuyor! Masasında tüm dikkatini vererek ciddiyetle kitap okuyor. Tam bir okuma tutkunu! Okudukları eserler 5 ana grupta toplanabilir:

1.     Türklük Bilgisi.

2.     Diğer Uluslara Ait Bilgiler (Özellikle Avrupa ile ilgili olanlar)

3.     Felsefi Konular.

4.     Sözlük.

5.     İslami Bilgiler.

  Kitaplara kendine özel işaretler bırakıyor, olumlu notları kırmızı olumsuz olanları mor kalemle yapıyor. Doğru bulduklarının altını çiziyor, ‘?, işareti olan yerlerde bir noksanlık görüyor. Bazen ‘!, işareti ile yazana sitem ediyor!

Kaybolan medeniyet üzerine araştırma yaptırıyor.  Bu medeniyetin izlerini İngilizce yazılı 4 kitapta inceliyor. Atlantis Medeniyetine bizim medeniyet diye sahip çıkıyor. Tahsin beyi, Honduras katipliğine atıyor. Maya ve Aztek medeniyetlerini incelettiriyor. Maya ve Türk toplumu arasında ortak bağlantı kuruyor. Tepe’ye Mayalar ‘Tepek, diyor. Tahsin beye sonra MAYATEPEK soyadını veriyor.

Maya kızlarının halılarda dokuduğu nakış, Sivas’ta kızlarımızın dokuduğu nakışın aynısı. Bu ancak kültürel olarak nakledilebilecek bir durum.

ATATÜRK, incelediği kitaplarda en ufak ayrıntıyı atlamıyor. Gördüğü eksiklikleri tamamlıyor. Kitaplara ilmi ahlakın gereği olarak, bulduğu notları kaynağında gösteriyor, yaptığı tespitleri tarih bakımından da doğrulama ihtiyacı hissediyor.

Çanakkale Savaşında ve tam savaş ortamında entelektüel birikimiyle okumak için 22 kitap talep ediyor. Bunlar arasında, Jean Meslies’in Aklı Selim, J. Sturt’in Hürriyet, Devlet-i Osmaniye Tarihi ve Stanley Love’nin Düvel-i İslamiye gibi eserleri var.

ATATÜRK ün ilmi şahsiyeti ve bilime verdiği öneme rağmen onu anlamayan insanların olması ve sinsi bir şekilde Atatürk düşmanlığı yapılması çok düşündürücü bir durum. Bu düşmanlığı yapanları üç ayrı grupta toplamak mümkündür:

1.     Emperyalistler.

Atatürk, Batılı emperyalistlerin yenilebildiğini gösterdi. Bu bakımdan Batının emperyalizme hizmet eden uşakları ATA nın düşmanlığını yapar. Mahatma Gandi’nin şu sözü çok anlamlı:

‘ Mustafa Kemal, İngilizleri yenene kadar, Tanrıyı da İngiliz zannederdik.,

2.     Türklük.

ATA, kurduğu devlete TÜRKİYE adını koyuyor. Tarihte ilk kez TÜRK adının kullanıldığı bir devlet olması TÜRKLÜK düşmanlarına Atatürk düşmanlığına sevk ediyor.

3.     İSLAM.

ATA, gerçek bir din anlayışı tesis etti.  İslam anlayışını yanlış yorumlayanlar da ATATÜRK ü karşı bir tavır sergiliyorlar.,,

Sohbetin ardından katılımcılarla karşılıklı sohbet ve fikir alışverişine gidildi. Derneğimiz başkanı Sayın Bozdemir, Feyzullah beye daha önceden verilmesi planlanan Plaketi takdim edip, katkısı nedeniyle teşekkür etti. Konferans böylelikle sona erdi. 18.02.2017

 

İNSANİ DEĞERLER DERNEĞİ/ DEMOKRASİDE BİRLİK VAKFI

 

 

 Okunma Sayısı : 373         20 Şubat 2017

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 951223

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.