UHA HABER AJANSI= Nazmi Haluk ÖZDALGA-”Suriye İç Savaşı ve Türkiye”

 / BASINDAN SEÇMELER

 

Suriye İç Savaşı ve Türkiye

Türkiye’nin köklü ve etkin Sivil Toplum Kuruluşu Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği, kuruluşundan buyana ülkenin  sorunlarını her hafta masaya yatırmaya devam ediyor ve önemli konukları ağırlıyor. Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği’nin bu haftaki ‘Demokrasi ve İnsani Değerler, konulu sohbet toplantısının konuğu Anakara 23 ve 24. Dönem E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA oldu. Toplantının açılış konuşmasını […]

 
13 Nisan 2016 - 10:32 ’de eklendi ve 254 kez görüntülendi. 
 

 

TÜRK BAYRAĞI ile ilgili görsel sonucu

Türkiye’nin köklü ve etkin Sivil Toplum Kuruluşu Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği, kuruluşundan buyana ülkenin  sorunlarını her hafta masaya yatırmaya devam ediyor ve önemli konukları ağırlıyor.

Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği’nin bu haftaki ‘Demokrasi ve İnsani Değerler,konulu sohbet toplantısının konuğu Anakara 23 ve 24. Dönem E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA oldu.

Toplantının açılış konuşmasını Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği’nin Genel Başkanı Mehmet Bozdemir yaptı.

Mehmet Bozdemir, E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA’nın  Suriye iç savaşına başından beri büyük önem verdiğini ve bu konudaki makalelerine internetteki web (web: halukozdalga.com) sayfasından ulaşılabileceğini belirtti.

Konu ile ilgili olarak dinleyicilere sohbetin başında Sn. Haluk ÖZDALGA’nın 01.11.2012 tarihinde ZAMAN Gazetesinde, 21.03.2016 tarihinde de HABER 3 de yayımlanan yazıları dinleyicilere takdim edildi.

E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA, konuşmasına Suriye’nin tarihteki yeri ve tarihsel süreçte yaşananları açıklayarak başladı ve özellikle Osmanlı Dönemi sonrası bölgede yaşanan gelişmelere dikkat çekti.

Savaşın başında Suriye nüfusunun yaklaşık 22 milyon olduğunuğu hatırlatan ÖZDALGA, Hafız Esad’ın 2000 yılında vefat ettiğini, o dönemde nüfusun yüzde 65-70 inin Sünni,  yüzde 10-15 inin Arap Sünni,  yüzde 10-15 nin Nusayri, yüzde 8-10 civarında Kürt nüfusun ve yüzde 5 ‘nin de Hıristiyan ve diğer nüfustan oluştuğunun altını çizdi.

Nazmi Haluk ÖZDALGA, Suriye’de iç savaşın Mart 2012 de başladığını belirterek, önce demokratik protestolar şeklinde başlayan gelişmelerin; şiddeti ve lideri belli olmayan bir görünüme sahip bulunduğunu ve bu protestolarla güdülen amacın şöyle olduğunu açıkladı; ‘Silahlı mücadeleye dönüşmeyecek, mezhepçiliğe ve ırkçılığa dayanmayacak, birde başka ülkelerin müdahalesine olanak verilmeyecekti.,

Türkiye’nin çok hızlı bir şekilde, 2011 Eylülünden itibaren Suriye’de silahlı hareketleri destekleyen bir politika uyguladığını ifade eden ÖZDALGA, Özgür Suriye ordusunu kurulduğunu ve bu örgütün askeri örgütlenmesinin Türkiye’de yapıldı anlattı.

E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA

Nazmi Haluk ÖZDALGA, “Bu ordu aslında askeri anlamda bir ‘ordu, değildi. İçinde farklı gruplar vardı ve Türkiye’nin verdiği destekle ayakta duruyordu. Ordu içinde ideolojileri değişik milis gruplar oluşturuldu.
2012 yılının Ocak ayında Nusra Cephesi oluşturuldu. Bu, Suriye’deki El Kaide’dir. Nisan 2013′ te de IŞİD kuruldu. Bu örgütler El Kaideci ve Cihatçı Selefiliği benimseyen örgütlerdi. Bu örgütlerin Halep ve Şam’a saldırmasıyla iç savaş Suriye’nin tamamına yayıldı”dedi.

2015′ de BeşşarEsed’in şansının döndüğünü ifade eden ÖZDALGA,  Esed’in 2 taktik uyguladığını. ülkenin kuzeyinde Türkiye’nin başına dert saran bir muhalefet politikası ile kendisini düzlüğe çıkaran hapishaneleri boşaltma politikasının etkili olduğunu ve Esed’in başarılı olmasına en büyük katkıyı Türkiye’nin yaptığını açıkladı.

Türkiye’nin, Suriye’deki Kürtleri karşısına aldığının altını çizen Nazmi Haluk ÖZDALGA, “Biz sınırı açtık, ılımlı muhalefet kalmadı. 2013 yaz aylarından itibaren Esed’in durumu iyileşmeye başladı. Lübnan’dan gelen Hizbullahlar yanında İran da çıkarlarına uygun olarak Esed’i destekledi. Bu gelişmeler üzerine Fetih ordusu oluşturuldu. ABD katkıda bulundu. Yeni muhalefetle Esed Rejimi yıkılacaktı ancak Esed’in talihi yeniden döndü. Çünkü; Eylül 2015 de Esed Rejimine Rusya desteği geldi. Rusya, uçak sanayii ve gelişmiş hava savunma sistemini ilk defa Suriye’de konuşlandırdı. Esed, ordusunu böylelikle yenilemiş oldu” şeklinde konuştu.

Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği’nin Genel Başkanı Mehmet Bozdemir, E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA

E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA, Rusya’nın, Esed rejiminin kontrolsüz duruma düşmesini istemediği, Cihatçı Selefileri tasfiye etmek için harekete geçtiğini ve Şubat ayının sonunda ateşkes ilan edildi belirterek, Nusra ve IŞİD ateşkesin dışında kalarak, Nusra’nın, muhalif örgütleri yanına çektiğini, Esed’in ise birliklerini yeniden düzenleme ve organize etme yoluna gittiğini söyledi.

ÖZDALGA, sonuçta Suriye’de Esed Rejiminin kalıcı gözüktüğünü, ancak ne yapacağının bilinmediğini ve öncelikle uluslararası güçlerin Suriye’de ne istediğinin görülmesi gerektiğine işaret etti.

E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA

E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA konuşmasına maddeler halinde şöyle devam etti:

1. ABD, Esed’e ve IŞİD e karşı. İkisi de kaybetsin istiyor. 1980 yılında Henry Kissinger döneminde de ABD İran-Irak savaşında her iki tarafın kaybetmesini istiyordu. ABD, Suriye’nin parçalanmasına olumlu bakıyor.

2. Rusya, Suriye’deki etkinliğini sürdürmek istiyor. Stratejik etkinliğini korumak istiyor. Bununla birlikte Rusya kendisi açısından iki tehdit görüyor. İlki, Rusya’daki Rus nüfusun giderek azalması diğeri ise Rusya’da bulunan ve yüzde 20 düzeyinde olduğu tahmin edilen Müslüman azınlık. Rusya, Suriye’de cihatçı bir devlet yapılanmasına karşı gözüküyor.

3. İran için Suriye, kendi toprakları dışında önemli bir yer. İran, Suriye’deki müttefiklerini kaybetmek istemiyor.

4. S. Arabistan’da rejim iki ayak üzerine kurulmuş durumda. Suud Hanedanı ve Vehhabiler. Arabistan, İran’ı en büyük tehdit olarak görüyor; Suriye’deki rejimi kırarak; İran’ın kanatlarını kırpmak istiyor.

5. Türkiye açısından Suriye iç savaşına baktığımızda; diğer dört ülkenin politikaları kendi çıkarlarına uygun gözüküyor. Burada, Türkiye ne yapmaya çalışıyor sorusu çok önemli. Ne yapılırsa ülke çıkarları maksimize edilebilir? Türkiye, elçisini geri çekti, oradaki Kürtlerden de kendi çıkarlarına ters bir şey yapmalarını istiyor.

ABD, Ortadoğu problemini çözemez. Sınırı açtık, açık kapı politikası uyguluyoruz. Göçmen politikası da yanlış. Sınırda kontrolsüz göç söz konusu. Sınırdan Esed’in ajanları da geçiyor, cihat amaçlı teröristlerde geçiyor. S. Arabistan ve Katar politikaları da yanlış. Türkiye, S. Arabistan ve İran arasındaki gerginliği düşürebilirdi böyle yapılmadı.

Türkiye, Suriye dosyasını; Rusya-Türkiye ilişkisi içine sokmamalıydı. Rus uçağı düşürülerek çok büyük hata yapıldı. Bir uçak ancak saldırı amaçlı gelmişse düşürülebilir veya vurulur. Bütün yanlışların anası Suriye’de 2011 de rejim değişikliği yolu ile kendimizi angaje etmek oldu.

Bir ülkede, dışarıdan askeri rejim değişikliğinin 2 şartı vardır:

1. Rejimin yerine geçecek güçlü bir muhalefet olmalı.

2. Uluslararası konsensüs çok önemli. Başka ülkeler arasında bir konsensüs sağlanması gerekirdi.

Rejimin devrildiği ortamda bile, muhalefetten kimin iktidara geçeceği belli değil. Ortalık karıştığı zaman en radikal unsurlar kazançlı çıkar. Savaşın olduğu yerde demokrat ve ılımlılar başarılı olmaz.,,

Demokraside Birlik Vakfı/İnsani Değerler Derneği’nin bu haftaki ‘Demokrasi ve İnsani Değerler,konulu sohbet toplantısının ikinci bölümünde soru-cevap öncesi   Genel Başkan Mehmet Bozdemir, E. Milletvekili Nazmi Haluk ÖZDALGA’ya, 30 Kasım 2013 tarihinde Türkiye’de ilk kez yapılan ‘DEMOKRASİ ŞURASI,na olan katkısı nedeniyle Plaket taktim edildi. (ANKARA)

http://www.uhahaberajansi.com/2016/04/13/suriye-ic-savasi-ve-turkiye.html

 Okunma Sayısı : 234         14 Nisan 2016

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 607997

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.