İZM’LERDEN İNSANİ DEĞERLERE

 / MAKALELER-ŞİİRLER

İZM’LERDEN İNSANİ DEĞERLERE

 

                İdeolojilerin sonunun geldiğini aklı selim her aydın çok rahat bir şekilde ifade ediyor. Rahmetli Cemil MERİÇ “… izm’ler insan aklına giydirilmiş deli gömleğidir.. “ diyordu. Ben de ideolojileri hep “beşeri dinler” olarak algılamışımdır. Yani insanların icat ettiği dinler. İdeolojiler, tek doğru olarak kendilerini görürler,  başka düşünce ve inançlara tahammül edemezler. İşte bu tek doğru anlayışı toplumlarda gerginliklere ve ayrışmalara sebep olmuştur.

                1789 Fransız İhtilali’nden sonra kitabi dinlere ve özellikle kiliseye duyulan tepki ve öfke bütün dünya aydınlarını adeta ideolojilerin esiri yapmıştır. Pozitivist düşüncenin gelişmesiyle bütün dünya aydınları seküler  algılama içine girmişler ve bütün olaylara kendi ideolojilerinin pencerelerinden bakmaya başlamışlardır. Özellikle 20.asrın ilk yarısında bütün ideolojiler altın çağlarını yaşamışlardır. Kitabi dinler ve onlara inananlar aşağılanmış, aydın olmanın ilk şartı pozitivist düşünüp bir ideolojinin mensubu olmak gösterilmiştir.

İnsanlığı esir alan ideolojiler, kendilerinden olmayan, kendileri gibi düşünmeyenleri ötekileştirmiştir. Bu ötekileştirmenin sonunda, insani değerlerin en büyük düşmanı olan ayırımcılık, ön yargılı düşünceler ve maddiyatçılık(menfaatçilik) toplumların hayat felsefesi haline gelmiştir.

İdeolojilerin ve çeşitli felsefi akımların çok yoğun bir şekilde yaşandığı 20.yüzyıl, insanlığın gelişmesine çok önemli katkılar sağlamış, fakat insanı ve insani değerleri ikinci plana ittiği için büyük savaşlara ve kargaşalara da sebep olmuştur. İnsani değerlerin ikinci plana itildiği bu dönemde; 1.Dünya Savaşı, 2.Dünya Savaşı ve soğuk savaş dönemi yaşanmış, milyonlarca insan ölmüş ve zulme uğramıştır. 2.Dünya Savaşı faşizmin ve ulusçuluğun sonu olmuş, 1991’ de Sovyetler Birliği’nin dağılması da komünizmin sonunu getirmiş ve sosyalizm eski cazibesini kaybetmiştir.

2008 yılında başlayan “küresel kriz” de kapitalizmin sonunun ayak sesleri gibi görünmektedir. Kapitalizm, en iddialı olduğu “ekonomi” dalında tökezlemeye başlamıştır. Aslında bu küresel krizin sadece ekonomik ve mali yönü öne çıkarılmakta olup, ayırımcılık, adaletsizlik, açlık, şiddet, terör, uyuşturucu, alkolizm, cinsel sapmalar, ailenin parçalanması, nüfusun yaşlanması, mutsuzluk ve benzeri insanlığın yaşadığı çok büyük sorunların adeta üstü örtülmektedir. Bu sebeple biz bu yaşananlara “küresel kriz” değil, “değerler krizi” diyoruz. Evet, bugün insanlık çok ciddi bir değerler krizi yaşamaktadır. İşte yaşanan bu değerler krizi, bütün ideolojilerin sonunu getirmiştir.

İnsanı ve insani değerleri ikinci plana atıp, ideolojilerin esiri olan insanlık, kendini yeniden keşfetmekle bu krizden çıkabilecektir. İnsanın sadece maddi boyutunu ihya etmeye çalışan kapitalist sistem, insanlığı mutlu edememiş, bunalımlara(krizlere) sürüklemiştir. İnsan, ancak kendini insan yapan değerlerle birlikte yaşadığı takdirde mutlu olabilecektir. İnsanı insan yapan insani değerleri unutan, yaşamayan ve yaşatmayan yönetim ve toplum yapılarının sonu her zaman hüsran olacaktır.

İnsanlığın bugün diğer bir sorunu da kitabi dinlerin ideolojiler haline getirilmeye çalışılmasıdır. Uzun yıllar diğer ideolojilerin tesiri altında kalan bazı dindar Hıristiyan, Musevi ve Müslümanların dini taassupları öne çıkınca dini bir ideoloji gibi anlamaya ve tanımlamaya başlamışlar, insanı ve insani değerleri ikinci plana itmişlerdir. Halbuki ilahi dinlerin temeli, insanlığın mutluluğu için var olmasıdır. Çünkü her şeyin insan için olduğu gibi, din de insanlar içindir. Dini bir ideoloji haline getirmek, insanlığa ve İslam’a yapılacak en büyük kötülük olacaktır. Çünkü İslam, insanı yaratılmışların en şereflisi olarak tarif etmiş, her şeyi insanın emrine ve istifadesine tahsis etmiştir.

Yarın Kurban Bayramı. Bayramlar, insani değerlerin en güzel şekilde algılandığı ve yaşandığı müstesna günlerdir. Zihinlerimizi ve vicdanlarımızı her türlü ideolojiden ve felsefi düşüncelerden arındırıp insani değerlerle donatalım. İnsani değerlerin yaşandığı ve yaşatıldığı bir toplum ve yönetim yapısı için çalışalım. Sevgi, saygı, yardımlaşma, hoşgörü, şefkat, merhamet, vefa, adalet, inanç gibi temel insani değerleri hayatımızın bir parçası haline getirmek, bizi, her türlü kötülüklerden arındıracak ve insan olmanın şeref ve gururunu yaşatacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum.

                                                                 5 Kasım 2011

                                                           Mehmet BOZDEMİR

                                           İnsani Değerler Derneği Genel Başkanı

                                                                          Ve

                                                 Demokraside Birlik Vakfı Başkanı

 

 

 Okunma Sayısı : 398         05 Kasım 2011

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 458675

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.